S-400 Krizi ve TCG Muavenet

S-400 füzelerinin Rusya’dan satın alınması konusu ABD ile son günlerde diplomatik bir kriz halini almaya başladı. Amerikalı yetkililerin tehditleri ile gerginleşen Türk-Amerikan ilişkilerinde; Türkiye söz konusu silah sistemlerinin bölgedeki güvenlik ihtiyacını karşılamak amacıyla satın alındığını savunurken, ABD tarafı bir NATO ülkesi olarak Türkiye’nin Rusya’dan silah alamayacağını ve alması halinde F-35 savaş uçaklarının ve Patriot füzelerinin Türkiye’ye verilmeyeceğini belirtiyor. Amerika’nın bunun yanında silah satışı ile ilgili bir ambargo uygulaması da konuşulanlar arasında.

 

Yakın tarihimizde yaşanan bir olay ise Amerika’nın bugünkü tavrını açıklayabilecek nitelikte. 2 Ekim 1992’de bir NATO tatbikatında TCG Muavenet zırhlısı, ABD’li uçak gemisi Saratoga tarafından vurulmuştu. Saldırı sonrası geminin komutanı Deniz Kurmay Yarbay Kudret Güngör ve dört silah arkadaşı şehit olmuştu. Amerikan tarafı yaşanan olayı bir kaza olarak niteledi. Ancak teknik olarak kazayla bir uçak gemisinden füze atılması neredeyse imkansızdı. Atılan füzelerin ateşlenmesi için 6 aşamadan oluşan güvenlik teyidinin yanında, ateşleyen geminin hedef geminin yerini radarla aydınlatması gerekmekteydi. ABD’nin bu saldırıyı Irak işgalinde Türkiye’deki üslerin kullanılmasının yolunu açmak amacıyla  Türkiye’ye gözdağı vermek için yaptığı en yüksek ihtimaldi.

 

TCG Muavenet gemisinde NATO sistemi olduğu için, Saratoga’yı düşman gemi olarak algılaması ve radarlarının da tespit etmesi imkansızdı. Ama sistemler ABD tarafından kontrol edildiğinden Saratoga böyle bir saldırıyı yapabilmişti. Kısaca söylemek gerekirse Amerika’dan alınan ve NATO sistemiyle kullanılan bir silahın ABD’ye karşı kullanılması mümkün değil. S-400 tartışması da aslında burada başlıyor. Bu silahların kontrolü ABD’de olmayacağı için bir gün Amerika’ya karşı da kullanılabileceği ihtimali, ABD’nin konu hakkındaki öfkesinin sebebi olarak söylenebilir. Türkiye’nin burada bağımsız bir ülke olarak menfaatleri çerçevesinde hareket etmesi gerekiyor. Amerika’ya karşı bu konuda sergilenecek tavrın seçim sonrası gündemin en hassas noktalarından biri olacağı şimdiden kesin gibi gözüküyor. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Kaynak: https://bit.ly/2NTnTYE

%d blogcu bunu beğendi: