İstiklâl Marşı’nın Kabulü

MEHMET AKİF’İN HAYATI

Şiirlerinde milli ve manevi ruhu ortaya çıkaran usta kalem Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul’un Fatih ilçesinde dünyaya geldi. Babası Mehmet Tahir Efendi ebced hesabıyla oğluna “ RAGİF” ismini verdi ve ölene kadarda oğluna bu isimle seslendi. Ragif isminin söylenme zorluğu sebebiyle yakın çevresi ve annesi yaygın olarak da bilinen bir ad olan Akif diye seslendiler.
İlk başta Mülkiye Mektebi’ne giden Akif 1888’de babasının vefatıyla birlikte sıkıntıları yüzünden Baytar Mektebi’ne kaydını aldırdı ve tahsilini orada tamamladı.

Mezuniyetinin ardınından memuriyetini Anadolu, Rumeli ve Şam’da tamamlayan Akif Tophane-i Amire Veznedarı Mehmet Emin Bey’in kızı İsmet Hanım’la evlendi, bu evlilikten üç kız ve üç erkek çocuğu dünyaya geldi.
Ünlü kitabı “Safahat” 1911’de, ikinci kitabı “Süleymaniye Kürsüsünde” 1912’de, üçüncü kitabı “Hakkın Sesleri” ve dördüncü kitabı “Fatih Kürsüsü’nde” 1913’te, beşinci kitabı “Hatıralar” ise 1917’de yayımlandı.

 

KURTULUŞ SAVAŞI VE MEHMET AKİF

1299 da kurulan ve üç kıtada hüküm sürmüş Osmanlı artık Avrupa tarafından hasta adam olarak görülmeye başlanmış. Toprakları Avrupalı devletler tarafından paylaşılmıştı. 1699 Karlofça Antlaşmasıyla başlayan geri çekiliş Anadolu’ya kadar dayanmış imparatorluğun payitahtı İstanbul dahi işgal altına alınmıştı. İşte tüm bu şeraitler içerisinde 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal ve yanında bir avuç bağımsızlık sevdalısı silah arkadaşıyla birlikte Kuvai Milliye ruhunu başlatmış, esaret nedir bilmeyen vatanın bir karış toprağını namus bilen ve canını seve seve feda edecek Türk halkına önderlik etmişti. Mustafa Kemal Anadolu’ yu küllerinden geri diriltmiş. “Türk vatansız olmaz! Türk Bayraksız olmaz.” düşüncesiyle 220 yıl süren geri çekilişse bir dur demiş ve bugün içerisinde hayatımızı idame ettirdiğimiz bu cennet vatanı ilelebet bizlere yurt tayin etmiştir.

Milli mücadelenin ruhunu yansıtacak bir marş düşüncesi daha kurtuluş mücadesi verirken ortaya çıktı. İlk teklif Genel Kurmay Başkanlığı’ndan geldi.Milli Eğitim Bakanı Rıza Nur’un açtığı yarışmaya 30 kadar eser katıldı. 13 aralık 1920’de bakan olan Hamdullah Suphi Bey döneminde yarışmaya katılan eser sayısı 724 e ulaşsa da bunca eserden hiç birisi yaşanan ruhu anlatmaya yetmemişti. Kendisi de edebiyatçı olan Hamdullah Suphi Bey bu eseri ancak Safahat’ ın yazarı olan Akif’in yazabileceğini biliyordu. Meclisten Akif’e teklif götürebilmek için izin aldı ve Akif’in kapısını çaldı. Akif, yarışmaya kazanana 500 lira ödül verileceği için yarışmaya katılmak istemiyor, böyle bir göreve maddi bedelin karıştırılmasını doğru bulmuyordu. Akif’in ödül karşılığı eser yazmayacak kadar hassas ve mücadele adamı olduğunu bilen Hasan Basri Çantay ödülü hayır kurumuna vermesini teklif ederek sorunu çözmüştü. Gerisi artık Mehmet Akif’in kalemine kalmıştı. Milli mücadeleye hiç düşünmeden katılan ve ülkenin pek çok yerinde kürsüde vaazlar veren Akif ülkenin içinde bulunduğu durumu çok iyi biliyordu. Cephelerden gelen kötü haberler üzerine Akif’in kaleminden ilk dizeler dökülmüştü…

KORKMA, SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN AL SANCAK,
SÖNMEDEN YURDUMUN ÜSTÜNDE TÜTEN EN SON OCAK,
O BENİM MİLLETİMİN YILDIZIDIR, PARLAYACAK ;
O BENİMDİR O BENİM, MİLLETİMİNDİR ANCAK.

Akif kalmakta olduğu Tacettin Dergahı’nda ki evde sadece bu marşa odaklandı. Yemiyor içmiyor konuşmuyor bolca düşünüyor ve yazıyordu.

BEN EZELDEN BERİDİR HÜR YAŞADIM, HÜR YAŞARIM.
HANGİ ÇILGIN BANA ZİNCİR VURACAKMIŞ? ŞAŞARIM!
KÜKREMİŞ SEL GİBİYİM, BENDİMİ ÇİĞNER, AŞARIM.
YIRTARIM DAĞLARI, ENGİNLERE SIĞMAM, TAŞARIM.

Akif ruhla, imanla düşmandan kurtarılmış bu toprakların şehit oğlu şehitlerine adeta haykırıyordu.

DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLAL!
OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ HELAL!
EBEDİYEN SANA YOK, IRKIMA YOK İZMİHLAL:
HAKKIDIR, HÜR YAŞAMIŞ , BAYRAĞIMIN HÜRRİYET;
HAKKIDIR, HAKK’A TAPAN, MİLLETİMİN İSTİKLAL!

Marşı tamamlamış Hamdullah Suphi’ye teslim etmişti. Her bir kıtasında ciltlerce kitap yazılacak eser nihayet meclise gidiyordu. Tarih 1 Mart 1921’i gösterdiğinde meclisin tahta kürsüsünde olağan üstü hitabetiyle Hamdullah Suphi Bey Akif’in eşsiz eserini okumuştu. Duyguları kabarmış ve tüyleri diken diken olmuş vekiller ayakta bu marşa dakikalarca dinmek bilmeyen alkış tutmuşlardı. Marşın resmen kabulü 12 Mart 1921’de ki oturumunda gerçekleşti.

Akif’in şu sözü akıllara kazınmıştı.
ALLAH BU MİLLETE BAŞKA İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN.

%d blogcu bunu beğendi: