Endüstri 4.0’a Giden Yol

Bugünlerde sıkça duyduğumuz bir kavram, Endüstri 4.0. Peki Endüstri 4.0 ’ı bu kadar sık duymamıza sebep olan şey nedir? İnsanlar için bu kavram ne anlama geliyor? Endüstri 4.0 hayatımızda neler değiştirecek? Tüm bu sorulara cevap vermeden önce gelin dünya endüstrisinin geçirdiği evrimlere sırasıyla bir göz gezdirelim.

18. yy’in ilk yarısına kadar insanlar üretimlerini kendi kas güçleri ve hayvan gücü ile sürdürdüler. Daha fazla kazanma ve tüketme isteği insanları cezbediyor ve bu amaç uğruna doğunun zenginlikleri için Avrupa’dan Afrika ve Uzak Doğuya seferler düzenleniyordu. Avrupa’da bitmek bilmeyen siyasi çalkantılar, onlarca yıl süren savaşlar ve ardından gelen Rönesans ve Reform hareketleri bölgenin yapısını ve zihniyetini değiştiriyordu. Diğer yandan cesur kâşiflerin başlattığı coğrafi keşifler bazı ekonomik değişikliklere sebep olmuş ve coğrafi keşiflerle kıta Avrupa’sına yüklü miktarda ham madde girişi yaşanmıştı. Bu ham maddeleri insan gücüyle işlemek pek kolay olmuyor, gelen ham madde hızına eski el tezgahları yetişemiyordu. İşte ilk endüstri devrimi bu sorunları çözmek ve ihtiyaçları karşılamak üzere endüstri 1.0 ile başladı. Yıllar sonra Tomas Savery’in 1698 yılında icat ettiği buhar makinesi bu sanayi devriminin başlangıcı sayılacaktı (1). Savery’in bu icadı ile onlarca insanın birkaç günde yapabildiği işi, makinelerle birkaç saatte yapmak mümkün olmuştu. Birinci endüstri devrimi beraberinde bolluk ve refahlık getirmiş, insanların hayat standartlarını artırmıştı. Bu hamleyi zamanında yakalamayı başaran ülkeler, ekonomik ve askeri güçlerini zirveye ulaştırırken, kaçıran ülkeler olumsuz etkilerini yıllarca göreceği sancılı bir çöküş sürecine girmiş oldular.

20. yy’ın başlarında Hennry Ford seri üretim mantığına dayanan ismine daha sonraları Endüstri 2.0 denecek olan hamleyi başlattı. Kendisi ucuz otomobil imal etmek istiyordu. Fakat çağın üretim koşulları buna olanak vermiyor, yüzlerce insanla devasa büyüklükte ki fabrikalarda ancak günde birkaç otomobil üretilebiliniyordu. Bu durum da maliyetleri bir hayli artırıyordu. Bu sorunu çözmek için üzerinde bir hayli çalışan Ford çözümü bir tavuk
üretim ve kesim atölyesinde gördüğü bant sisteminde buldu. Kendi fabrikasında da buna benzer bir sistem uygulayan Ford bu sayede endüstriyi yeni bir döneme sokmuş hızlı ve ucuz üretimin önünü açmıştı (2). Bununla birlikte buhar makineleri dönemi kapanmış elektrikli makinelerin ve seri bant üretimlerinin dönemi başlamıştı. 20. yy‘ın başlarında bu sanayi evrimini yakalayan ülkeler ekonomik açıdan birçok ayrıcalık yakalamışlar ve bu ayrıcalıklarını 20.yy ‘ın sonuna kadar devam ettirmişlerdir.

Endüstri 3.0 ise 1970‘lerde otomasyon mantığının ortaya atılmasıyla başladı. İlk bilgisayarlar ve Japonya tarafından üretilen basit robotlar endüstriye katılmış ve üretimde insandan doğan hatalar ve hız kaybını ortadan kaldırmıştı. Fabrikalar daha verimli çalışıyor ve üretim hatalarından doğan maliyet kayıpları neredeyse sıfırlanıyordu. Bu değişim binlerce çalışanı olan fabrikaların çalışan sayısını azaltmasına, Berlin, Essern gibi sanayi merkezlerinin göç vermesine neden olmuş ve endüstriyi yeni bir döneme sokmuştu (3).

Endüstri 4.0. kavramı ise ilk kez 2011 yılında Almanya’da gerçekleşen Hannover fuarında bahsedilmeye başlandı. Endüstride çalışan işçi sayısını minimuma indirgemeyi ve düşük maliyetli, az yer kaplayan, az enerji harcayan, az ısı tüketen ancak bir o kadarda yüksek güvenilirlikte donanımlar kullanmayı hedefleyen bir çalışma olan Endüstri 4.0. işleyiş formatı olarak ise büyük veri analizi, arttırılmış gerçeklik, akıllı robotlar, simülasyon, bulut bilişim, yatay ve dikey yazılım entegrasyonu, eklemeli üretim teknolojisi, yapay zekâ ve nesnelerin interneti esaslarına dayanmaktadır. (4) İlk sanayi devriminden bu yana insanlar peyderpey üretimden çekilmekte ve her geçen gün üretimin kalitesi artmaktadır. Şimdiden endüstri 4.0.
ile ürün kalitesi ve enerjinin verimli kullanımının zirveye ulaşacağını söylemek zor değil.

 En önemli sorulardan birisi ise Endüstri 4.0‘ ın Avrupa’ya katkısının ne olacağı? Sanayi devriminin dördüncü hamlesini yakalan ülkelerin neler kazanacağı? Aslında bu sorunun temel olarak tek bir cevabı yok. Fakat bu sorulara verilecek en net cevap Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin kaybettiklerini yakalamak istemesi demek yanlış olmaz. Çoğumuzun bildiği gibi Uzak Doğu ucuz işçiliği sayesinde üretimin merkezi haline gelmiş ve bu sayede hızla güçlenmiş, gelişmişti. AB ülkeleri ve ABD ise dünyaca ünlü markalarıyla asıl kârı alıyor ve gücüne güç katıyordu. Fakat son 10 yıl zarfında yaşanan gelişmeler bu mutualist yaşamı bozma noktasına getirdi. Çin kendi içinde üretimi yapılan bu teknolojilerden yararlanmayı iyi bilmiş görünüyor ki Batının sahip olduğu pek çok teknolojiyi öğrendi ve geliştirmeyi başardı. Bunlardan en popülerinin HUAWEI olduğu su götürmez bir gerçek. Bu hızlı yükseliş AB ve ABD’nin gözünü korkutmuş olacak ki şirket sahibi Wanzhou’nun kızı ve şirketin mali işler müdürü Wanzhou Kanada’da tutuklandı (5). Tüm bunlar yetmiyormuş gibi 3 Ocak 2019 tarihinde Ay’a başarılı iniş yapmayı başaran Çin Uzay Aracı CHANG-4’ün ektiği ilk pamuk ve patates tohumları filizlenmeyi başardı. Ayrıca 2020 yılında tamamlanıp 2022 yılında uzaya gönderilmesi planlanan devasa aynalar taşıyan üç yapay ay şüphesiz tüm bu gelişmelerin zirvesi konumunda. (6)

Tüm bu gelişmeler nezlinde Avrupa’nın çözüm arayışı ve mevcut gücünü kaptırmama isteği Endüstri 4.0.’ın temellerini attı. Ucuz iş gücünü yenmenin ve teknolojiyi bu yolla kaptırmamanın tek yolu olarak görünen Endüstri 4.0. ABD ve AB ülkelerinin yeni umudu oldu. Bu proje kapsamında dünyaca ünlü Batı firmalarının ülkelerine geri dönmesi ve 7/24 akıllı üretim yapan fabrikalar kurması planlanıyor. Çin’in ise boş durmayıp kendi markalarını oluşturması ve kendi markalarıyla dünya piyasasına açılması şimdiden bazı önlemlerin alındığını göstermekte. Fakat unutulan esas konu şu ki, Batının tek ayrıcalığı tasarımları ve özgün mühendisliği değil. Reklamlarını ve insanları sınıflara ayıran markalarını bir itibar göstergesi haline getirmeyi bilmesidir. Bu sosyolojik beceri ABD ve AB’nin markalarının uzunca bir süre daha bizimle beraber olacağını gösteriyor.

 

REFERANSLAR;
(1) http://scihi.org/thomas-savery-invention-steam-power/
(2) http://scihi.org/thomas-savery-invention-steam-power/
(3) https://www.endustri40.com/endustri-tarihine-kisa-bir-yolculuk/
(4) https://www.dijitaldonusum.gov.tr/wp-content/uploads/2018/01/EPID-BSUretimdeDijitalDonusum.pdf
(5) https://www.cnnturk.com/ekonomi/dunya/huaweinin-sahibinin-kizi-kanadada-tutuklandi
(6) https://www.merlininkazani.com/cinin-ayda-ektigi-pamuk-tohumlari-filizlenmeye-basladiteknoloji-105406

%d blogcu bunu beğendi: