Gazetecilerin Youtube Göçü

Dünya üzerinde artan kutuplaşma ortamı ülkemizi de derinden etkiliyor. Bu ortamdan zarar görenlerin en başında kuşkusuz gazetecilik mesleği gelmektedir. Köklü medya kuruluşlarının tek sesli hale gelmesi ve bu kuruluşların ticari faaliyetleri sebebiyle yayın çizgisinin kısırlaştığı ülkemizde medya organları ile siyasi partiler arasında bir kazan kazan durumu ortaya çıkmaktadır. Bu medya kuruluşları ise ikiye ayrılmaktadır; İktidara yakın olan medya kuruluşları ve muhalefet partilerine yakın olan medya kuruluşları. İktidara yakın medya organları ülke içinde ve dışında yaşanan olayları iktidar penceresinden değerlendirip iktidarı her türlü eleştiriye karşı savunurken, muhalif medya organları da tam tersi olarak ülke içinde ve dışında yaşanan olayları muhalefet penceresinden değerlendirip iktidarın faaliyetlerini eleştirmektedirler. Bu ortamda objektif bir yayın çizgisi gütmek isteyen ve tarafsız yayın yapmak isteyen gazeteciler ana-akım medyadaki yayın organlarından yavaş yavaş koparak başta Youtube olmak üzere internet ortamında yayın yapan medya organlarına ve yabancı basın kuruluşlarına yönelmektedirler.

Bilindiği üzere gazeteci Cüneyt Özdemir bu konuda en çok yol alan isimlerden birisidir. Cüneyt ÖZDEMİR CNN Türk’teki “5N1K” programını sunmaya devam ediyor ancak bu program dışında artık ağırlıklı olarak Youtube kanalıyla karşımıza çıkıyor. Özdemir, eğlenceli ve rahat tavırlarıyla gazeteciliğe farklı bir bakış katmasının yanında kanalından yayınladığı “GÖÇ YOLLARI” gibi belgeseller ile güncel sorunlarımızı objektif bir bakışla ele alıyor. Cüneyt Özdemir’in Youtube macerası ise ABD’de görülen “Rıza Sarraf ve Hakan Atilla “ davasıyla başlamıştır. Özdemir’in son dönemde Venezuela lideri Maduro ile yaptığı röportaj oldukça ses getirirken, Türkiye ve dünyanın farklı şehirlerinde yaptığı yürüyüşler sırasında gerçekleştirdiği yayınlarda birçok farklı görüşü ve gündeme dair çarpıcı konuları da objektif bir bakış açısıyla dinlemeniz mümkündür.

Bir dönem Fox TV ve Kanal D kanallarında sabah haberleri sunan İrfan DEĞİRMENCİ de Youtube’a göç eden gazetecilerden biri. İrfan DEĞİRMENCİ’nin Anayasa değişikliği referandumu döneminde ”Evet Propagandası“ ile ilgili bir programında yaptığı eleştiriler sebebiyle Kanal D’deki işine son verilmişti. İrfan DEĞİRMENCİ bu olay sonrası bir süre sessiz kalmış ve sonrasında Babala TV isimli bir Youtube kanalında “İrfanı Hür” adında bir program yapmaya başlamıştı. İrfan Değirmenci halen Youtube üzerinden yayınlar yapmaya ve gündemi değerlendirmeye devam ediyor.

Çağlar CİLARA’ da medyadaki kutuplaşmadan nasibini alan gazetecilerden biri. Cilara’yı önce KRT televizyonundaki öğlen kuşağında yaptığı programlarla tanıdık. Her görüşten konuk ağırlamaya ve konuklarıyla da objektif yayınlar yapan Cilara, KRT’nin el değiştirmesi sonrası önce Halk TV’ye geçti. Halk TV’de de tutunamayan ve işinden olan Cilara’nın bir sonraki durağı Saadet Partisi’nin yayın organı TV 5 oldu. Ancak TV 5’de de bir konuğunun LGBT’liler ile ilgili sözlerinden dolayı kanaldaki programına son verilen Cilara, şuan Youtube’da “Onuncu Köy” isimli bir Youtube kanalı kurdu ve artık izleyenlere bu kanal üzerinden hitap ediyor. Cilara’nın yaşadıkları da bize gazetecilerin bakış açısı fark etmeden tarafsız ve objektif yayın yapmak istediklerinde neler yaşayabileceklerini çok güzel bir şekilde özetliyor.

Youtube’da bahsettiğim gazetecilerin ferdi çalışmaları dışında ekip olarak adeta bir TV kanalı gibi çalışan Youtube kanalları da mevcutdur. Bu ekiplerin kurduğu kanallardan en çok bilineni de Ruşen ÇAKIR’ın başını çektiği gazetecilerden oluşan “Medyascope” isimli Youtube kanalı. Kanalın bir de internet sitesi var ve takipçilerinin bağışlarıyla da yayın hayatlarına devam ediyorlar. Özellikle Ruşen ÇAKIR’ın gündeme dair yorumlarının ana kaynağını oluşturduğu görsel ve yazılı içeriklerle Medyascope kanalı da tarafsız ve objektif gazeteciliğin bayraktarlığını yapmaya devam ediyor.

Gazetecilik mesleğinin şu an içinde bulunduğu durum birçok farklı görüş tarafından eleştirilse de ülkemizdeki mevcut konjonktür ortamının devam etmesi, sadece bağımsız ve objektif bir şekilde insanları ülkede ve dünyada yaşanan olaylar ile ilgili bilgilendirmek isteyen gazetecileri iki görüş arasında seçim yapmaya zorlarken aradaki görüş farklılıkları bu sebeple gittikçe keskinleşmeye başlıyor. Bu çerçeveden bakıldığında artık ana-akım medya yerine sosyal medya üzerinden ve Youtube’dan yapılan yayınlara yönelmek doğru ve tarafsız bilgiye ulaşmak adına daha sağlıklı olacak gibi gözüküyor.

%d blogcu bunu beğendi: