Yeşile Sığınıyorum

Yeşile sığınıyorum. Orman kollarını açmış gibi bakıyor her hüzünlendiğimde. Sanki savrulan yapraklar birbirlerine çarparak benim yerime haykırıyorlar dünyaya.

Rüzgara sığınıyorum. Beni ayağa kaldırmak ister gibi esiyor her yenik düştüğümde. Sanki çığlıklarımı en mutlu illere kadar ulaştırmak için daha da hızlı esiyor.

Toprağa sığınıyorum. Yalnız olmadığımı hissettirmek ister gibi çekiyor beni içine her attığım adımda. Sanki yürüyemediğim yollar olmak için çabalıyor.

Kuşlara sığınıyorum. Daha da yukarı bakıyorlar her ağlamaya başladığımda. Sanki gözyaşlarımı bulutlara ulaştırıp yağayım diye uğraşıyorlar.

Karanlığa sığınıyorum sonra. Beni hapsetmeye hazır bekliyor her kayboluşumda. Sanki kaçışımın farkında.

Yeşil sararıyor, rüzgar diniyor, toprak kuruyor, kuşlar göçüyor ve karanlık her güneş doğuşunda aydınlığa karışıyor. Her biri, beni birer birer yalnızlığıma emanet ediyorlar. Sığınamıyorum hiçbir kimseye, sığamıyorum hiçbir yere. Kendi yalnızlığımı bir başkasıyla, bir başka mekanla ya da bir başka anlamla paylaşamıyorum en nihayetinde. Yalnızlığım onları solduruyor, dindiriyor, kurutuyor, göçmeye itiyor ya da son bulmaya ikna ediyor. Benden bir tek ben gidemiyorum, geri kalan her şey gidiyor. Yitiyor da üstelik.

Sözler veriyorum mesela; ben öyle büyüyorum ki içimde, sözlerimi unutuyorum. Yapmam diyorum, yapıyorum. Yaparım diyorum, yapamıyorum. Ya korkuyorum ya kaçıyorum ya da bazı şeyleri çok geç farkediyorum.

Ama şunu her seferinde bir kez daha kanıtlamayı başarıyorum. Güzel hiçbir şeyi haketmiyorum. Güzel olan, güzellik barındıran her şey benim elimde koca bir hiçliğe dönüşüyor. Karanlıklar prensesiyim, aydınlığa her çıktığımda tüm güzellikler benimle son buluyor. Her yeşeren ümidi, her soluyan nefesi, her büyüleyici hayali, her mükemmel düzeni tek bir adımla öldürüyor bu sonsuz karanlığım.

Minicik ve de öyle değersizim ki, karanlık beni yutmuş da sindirememiş gibi geliyor bazen. Balığın karnında ölmeden yaşayan peygamber geliyor aklıma. Kocaman karanlığın karnında ölmeden yaşıyorum. Ölmek haram bana, yaşamak haram. Güzellik haram, mutluluk haram.

Yeşile sığınıyorum yine de. Sonbaharın yeşiline. Hızla sararışına ortak ediyor beni. Kovmuyor, beraber solalım istiyor. Yok etmek istiyor beni. Beni ve önlenemez zehrimi.

%d blogcu bunu beğendi: